19 March 2020

Karma Borçları , Samsara ve Atalardan Aktarılan Genetik Miras Üzreine Bir Derleme - Dedesi Erik Çalmış, Torunun Dişi Kamaşmış

Bir arkadaşımla , bir abimle sohbet ederken , karma karma deyip duruyorsun , nedir bu karma dedi. Anlatmaya çalıştım hintlilerin astrolojik tanımlarıyla, ben anlamam ondan maba türkçe mealini söyle dedi. Ben de ödemek zorunda olduğun kul hakları dedim . 

Neeeee , kafalar oldu bir milyon .. Veeee devam ettim ...

करम - Sankristçe " Kar " kökünden türetilmiştir bir kelimedir. Karma "eylem" veya "hareket" anlamına gelir ve tüm yaşamı yöneten neden ve etki, eylem ve reaksiyonun evrensel ilkesini daha genel bir biçimde adlandırır. Karma, zihin doğal bir kanunudur, tıpkı yer çekiminin maddenin bir kanunu olduğu gibi ' hayattaki olayların nedenleri...

Karma sadece eylem değil, aynı zamanda bir eylemin sonucu anlamına gelir. Şu anda ne yaparsak yapalım, yalnızca bu hayatın değil, birçok canlının önceki eylemlerinin sonucudur. Kısacası Karma hem bu hayatta bizim  hem bizden atalarıımızın  eylemlerin toplamıdır. Geçmiş yaşamlar konusunda henüz emin değilim , ancak atalarımdam ban aktarılanlar olduğundan eminim . 

Bu felsefeye göre hiçbir şey kaza veya tesadüfen gerçekleşmez. Her şey normal düzende gerçekleşir; geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek birbirine bağlı ve hemde birbirine sık sıkı bağlıdır. Çünkü Etki gizlenmiş ve " Etkinin Nedeni " açığa çıkarılmıştır!

Şimdi bu bize yeniden doğuş sorusunu getiriyor. Ian Stevenson, Hiroshi Motoyama, Moody ve diğer pek çok ilginç davada yazılan kitaplar, yeniden doğuş belgesinin bulunduğunu kuvvetle ileri sürmektedir. Hepsi çok  iyi astrolog, Karma'nın kanıtı ve yeniden doğuşu! üzerinde çok çalışmışlar. Karma teorisini ve yeniden doğuşu inceleyelim. Ölümden sonra var olmaktan vazgeçmeyeceksin. Ölen fiziksel beden. Astral beden (sukshma veya linga sarira) ve nedensel beden (karana sarira)dan ayrılır . Bizim kültürümüz de bunu ruh bedenden ayrılır olarak ileri sürer. 

Samsara , yani hint fesefesine göre nedensel beden, tüm Karmanızda, yeniden doğuşla sonuçlanan tohumlar depolanır. İnsan, bütün Karmalarını tüketmediği sürece, tekrar doğması gerekir. Tüm eylemlerimiz ve düşüncelerimiz gelecek hayatlarımızın tohumları haline gelir. Karma, bu doğum ve ölüm döngüsünün kökenindedir. Karma bizi defalarca doğurur. Bizler doğduk ve sayısız kez ölebildik.

Ancak , bizim kültürümüz ve İslam inancına göre baz ayrılıklar var . Ancak ortak noktalar şunlar : Tüm eylemlerimiz ve düşüncelerimiz gelecek hayatlarımızın tohumları haline gelir. Yani bu hayatında yaptığın her şey , sonsuz ahiret hayatının tohumları olacak . Ve tüm tohumlar ölümden sonraki kıyamet gününde olacak olan yeniden dirilmeye kadar seninle depolanacak . Her yaptığınızdan sorumlusunuz felsefesi ile bağdaşıyor . 

Ancak ve ancak şundan eminim , bu ruh bu bedende tekrar ve asla yeniden dünyaya gelmeyecek . Ve bu ruh ölmeyecek , bu ruh kıyamet gününe kadar bir şekilde bir yerlerde bekliyor olacak . O zaman ne yapacağı konusunda bilgim yok ...

Gelelim atalardan aktarılan karma borçlarına ... 

Sansara - yani hintlilerin yeniden doğuş felsefesi buna ne demiş : Runanbandhana 

Her hayatta anne, baba, kardeşler, kızkardeşler, eşler, çocuklar vb. var . Geçmiş hayatların sorumsuzca borçlarından dolayı bir ailenin içinde doğarız. Sürekli olarak hesaplar oluşturuyoruz, borçlandırılıyor veya  kredi veriyoruz. Karşılaştığımız herkese Karmik borçlar yaratıyoruz. Karmik borçlar kölelik veya bağlanmaya yol açar (bandhana). Bu Karmik bağlantılar , bizi varlık tekerleğine defalarca çekiyor. runanubandhana (Karma borçlarından kaynaklanan bağ) tekrarlanan hayatın temelini oluşturur.

Karma rna'ya gidiyor ve rna Karma'ya gidiyor. Her iki yönde de çalışır. Bazı hayatta birine bir şeyler verdiyseniz, hafıza rahat vücudunuzda saklanır. Bu doğumda o kişi borçlu olacaksın. Geçmişte kaldıysanız, bazı doğumlarda sizden alınacaktır. Nedensel beden, sayısız doğumların hepsinin runanubandhanalarının belleğini saklar. Nedensel beden içerisinde depolanan tüm karmalar yakılıncaya veya bitkin oluncaya kadar, yeniden doğuştan kurtuluş yoktur. İnsan hayatı, yaptığımız sayısız karmasın öyküsü olan runanubandhana'nın anısından başka bir şey değildir. 

Her ilişki bazı runanubandhayı yansıtıyor. Çok güçlü Ruanubandhana'ya sahip olduğumuz insanlar bu hayatta ebeveynlerimiz, eşlerimiz, çocuklar ve arkadaşlar. Karmik borçların anısı tatlı veya acı olabilir. Karmik borçların tatlı anıları, 'mutlu' ilişki ve mutsuz anılarla 'mutsuz' bir ilişkiye götürür. Gerçekte, karmik borçların çoğu karışıktır, tatlı ve acı hatıralar karışımıdır. Bu yüzden çoğu ilişki karışık bir özelliğindedir. Kısaca çok önemli olan iki tür ilişkiyi anlatmaya çalışacağım: ebeveyn / çocuk ve aşk / evlilik ilişkileri.

Ebeveyn / Çocuk İlişkisi 

Bu ilişki en önemlisir. Bu, karmik borçlarımızı birbirimize doğru akıtmanın en kolay yoludur. Çalıştığı bazı olası yollar:

Geçmiş hayatta yardım ettiğiniz bir kişi yeniden doğar, size şu andaki hayatınızda iyi bakar ve borcunu öder. 

Bir hayata borçlu olduğunuz kişi, oğlunuz veya kızınız olarak doğabilir ve borcunu sizden geri alabilir. Böyle bir çocuk size çok fazla para harcatıyordur . 

Daha önceki bir hayatta acımasızca aldattığınız bir kişi çocuğunuz gibi doğar ve size acı çektirir, paranı alır ve gider. 

Bazı hayatların bir düşmanı bu hayatta bir oğul / kız olarak doğar; bu durumda bir düşman gibi davranıyor, senden nefret edip ve sana çok acı çektirir. Eş, ebeveyn, kardeşler, arkadaşlar, hizmetçiler, hepsi runanubandhana'nın bir sonucu olabilir . 

Aşk , Seks ve Evlilikte 

İki insan birbirlerine, daha önceki yaşamlarında bazı insanlar arasında bir ilişki varsa, birbirlerine çekilebilirler. Daha önceki bir hayatla ilişkiniz olan biriyle tanıştığınızda, hafızaya alınmış hatıralar veya runanubandhana duygularınızı harekete geçirir ve siz "şımartmaya" başlar ... Aslında cinselliğinizin kökleri rnanubandhana'dır. Sayısız yaşamda, birçok insanla seks yaptık .  Önceki uzun zamandır devam eden ilişki bazı derin izlenimler yaratır. Tekrar tekrar yapılırsa, bir alışkanlık haline gelebilir. Her alışkanlık bir izlenim bırakır ve bu izlenimler, bizi tekrar harekete geçiren samskaralar oluşurur . 

Bazen karmik borcumuz ödenmiş olsa bile , hala samskaralar (geçmiş eylemlerin izlenimleri) bizi seks yapmaya itiyor. Sonunda taze bir borç hesabı yaratmaya, sonuçta daha fazla karmik bir borç yaratmamaya karar veriyoruz .  Daha önceki bir hayatında arkadaşın olan birisi, kardeşin veya babanın annesi olarak gelebilirdi. Ensest gerçekleşir!

Önceki samskaralar, bu hayatta tekrar seks yapmak için dürtü dürtüsü uyandırıyor. Ancak, ilişkinin doğası, amacı bu hayatta farklı olmak, sadece istenmeyen yeni karmaşaya yol açar; bu da güvenli değildir. Cinsel cazibe merkezlerinin çoğunda, yalnızca samskaralar var ve faaliyet gösteren gerçek karmik borçlar (runa) değil. Fakat boşaltılmış karmik bir borç varsa, bu bir sevgi ilişkisi ile sonuçlanır. Karmik hesaplar halledildiğinde, Artık borcunuz olmadığında ilişki ansızın kesilir. Fakat runanubandana çok güçlü olursa, evlilik gibi uzun süredir devam eden bir ilişki ile sonuçlanır.

Her ilişkinin nedeni budur, nasıl başladıysa , öyle de biter . Ancak hiçbir şey kalıcı değildir. Hiçbir karma borcu sonsuza dek olamaz. Sonuç olarak, borç boşaldığında, hesap dengelendiğinde sona ermelidir. Bu geçici olmayan dünyada değişim yaşam yasasıdır. Sayısız rahimden geçtik. Sayısız annemiz, babamız ve eşimiz ile beraberdik. Ancak karma borcu sona erdiğinde bağlantı hala orada olabilir. Hâlâ sıkılıyoruz. Rna (borç) bittiğinde, ilişki sona erdirilir. Fakat anubandhana (esaret veya bağlanma) bizi hala kişiye yapıştırabilir. Güç kaynağı kapatıldıktan sonra bile bir süre dönen fan gibi, bir süre daha çalışır .

Rna bittiğinde, hiçbir şey ilişkiyi sürdüremez. Dolayısıyla, başka herhangi bir bağlanma (anubandhana) yalnızca acı ve sefalet üretmekle yükümlüdür. Bazı durumlarda, ilişkili olan iki kişiden biri, rna (borç) tahliye edildikten sonra ilişki dışına çıkmaktadır. Ancak diğerleri, bağlanma (anubandhana) nedeniyle ilerlemeyi rededer . İkinci kişi muazzam derecede muzdarip, çünkü başka eklenti sadece sefalet ve acıya yol açıyor olabilir . Bazen ayrıldıktan sonra acı da olur. Bu acı gelecekteki karma için tohum ekebilir! 

Karma borçlar bittiğinde, bir çiftin mümkün olduğunca yollarını ayırması gerektiğinde, en az olumsuz duygularla yapılmalıdır. Yeni karmanın daha fazla tohumlanmasını önlemek için dostane bir şekilde ayrılmak gerekir. Söylemesi yapmaktan kolay. İki insanı evli çift  haline getiren karma da pek çok çeşitten olabilir. Aşağıda birkaçından bahsedeceğim:

Acımasız düşmanlar karı koca olarak doğar ve birbirleriyle savaşır, eleştirir, aldatır ve hayatlarını mutsuz yapar.

Aralarında negatif karma yaratan iki kişi, karı koca olarak geri gelirler ve birbirleriyle savaşan, birlikte acı çeken bir hayat sürerler.

Aralarında hem olumlu hem de olumsuz karmalar yaratan iki kişi karı koca ve karışık bir hayat geçirerek birbirlerine mutluluk ve mutsuzluk getirirler.

Daha önceki hayatlarında aralarında pozitif karma yaratmış olan iki kişi karı koca olarak gelir ve nispeten mutlu bir hayat sürdürürler.

Hayatta çok şey çeken biri, bugünkü yaşamı vermek zorundadır. Böyle bir durumda, biri her zaman (para, sevgi, bakım vb.) Vermekte ve diğeri de verecektir.

Ruhsal olarak gelişen iki ruh karı koca olarak gelir, birbirlerine evrimlerinde yardımcı olurlar ve birbirlerine fayda sağlarlar. Bu evliliğin amacı birlikte büyümektir. 

Bu samsaranın dediği kısımdı . Peki bence nedir ? Bir astrolog olarak yukarıda tüm bağlantıların gerçekliğini hem kendi hem de danışanlarımın hikayesinden doğruladım  . Ancak ayrıldığım tek nokta şu : karmik bağlantıyı gerçekletiren bağın , benim yeniden doğman olmaktan ziyade , atalarımın hayatlarında henleri ile bana aktardıkları ve benim de bu genetik mirastan aldığım pay olduğuna inanıyorum . 

Bir kız torun olarak , çapkın bir dedenin tam evlilik öncesi yüz üstü bıraktığı bir kadının "ah"larını evlilik ve ilişkilerde borcumu öderken fark ettim bu gerçeği...Dahası da var ...

Ancak , samsarayı , ölip yeniden dirilmeyi ve karmik borçları , tüm eylemlerimizin RNA mıza , dolayısıyla DNA mıza kodlandığını , ve tohumların soy genetiğinin dolayı benim genetiğime aktarıldığını ve bu genetik mirasın benden de borcunu tahsil edeceğini kabul ediyorum .

Ez cümle ...
“Mazlumun duası yerde kalmaz; âh alan felâh bulmaz!”
“Dedesi erik çalmış, torunun dişi kamaşmış”

Neyse bitirelim artık , gerisi sizde düşünün bakalım ...

Takipte kalın
Gülşen


Hadi Paylaş

Kimin Kaleminden:

UYARI:Gulsen Kayikci içeriğinin ticari amaçlarla yetkisiz kullanımı veya çoğaltılması kesinlikle yasaktır. İzinsiz paylaşım ve çoğaltım işlemleri telif hakkı ihlali nedeni ile yasal işleme tabi tutulacaktır . Ancak, sosyal medya veya başka paylaşım platformlarında kaynak bağlantısı ile paylaşılabilir.

0 facebook-blogger: