27 March 2019

'Elif-Lam-Mim' : Koç, Boğa, İkizler : Astrolojide Zodyağın İlk Kadranının Kur'an-ı Kerim'de Tasviri Üzerine Bir Derleme


Bu makalede, Kuran-ı Kerim’in gizemli harfleri olan  'Elif-Lam-Mim' fonksiyonu ele alınmaktadır. 

'Elif-Lam-Mim' (Koç, Boğa, İkizler) ile Güneş hareket halinde

Koç, Boğa ve İkizler burçları burçların ilk astrolojik kadranını oluştururlar. Bu kadran, bahar mevsimini ve Yengeç burcunda yaz gündönümünde ortaya çıkan yeni bir astrolojik döngünün doğuşunu temsil eder. Bu üç burç döngünün geri kalanı için insan bilincini şekillendiren koşulları hazırlar .  

Bu nedenle, kişilerin yeteneklerinin, büyük bir doğa planına hizmet edecek şekilde düzenlendiği bir okul olarak hareket ederler. Sonuç olarak, insanoğlu kendini güçlendirmesi, elverişli ortamı ve entegre davranışıyla bireysel mükemmelliklerine yükselir. Ayrıca, bu bölümün görünürdeki amacı, insanları bir toplumda adalet, eşitlik ve düzenin yayılmasında yapıcı bir rol oynama konusunda eğitmektir.

'Elif' ,Koç, Savaşçı

Koç astrolojik zodyakın ilk burcudur .

İşte o kitap, bunda şüphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir. ( Bekara Suresi – 2. Ayet )

Koç burcu, etkili eylemlerin gerçekleştirilmesi için gerekli olan düşüncelerin netliğini göstermektedir. Ayrıca, bahar mevsiminin kardinal burcudur ve bu nedenle astrolojik geleneklerde, varoluşta yeni bir yaşam döngüsünü başlatmak için savaş gibi proaktif tavırları temsil eder. Koç, Mars gezegeni tarafından yönetiliyor ve bu da, insan zihnindeki etkisinde girişimci güveni ve saldırganlık özelliklerine neden olduğu biliniyor. 
Dualarınıza  ve gün ortasındaki namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun. ( Bekara Suresi – 238. Ayet )

238. ayette gün ortasındaki dua, gün / gece süresi tam olarak aynı olduğunda, vernal ekinoks noktasında başladığı için, Koç burcunun bir metaforudur. Müslümanlar, bu olayı günlük bir ritüel olarak göstermek için 'Öğle namazlarını (Zuhr)' izlerleriz. 

İnsanlar içinde bir kısım beyinsizler takımı, "Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, batı da Allah'ındır. O, kimi dilerse onu hidayete erdirir." 
( Bekara Suresi – 142. Ayet )

Ve işte böyle, sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki, siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun. Daha önce içinde durduğun Kâ'be'yi kıble yapmamız da şunun içindir: Peygamber'in izince gidecekleri, iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayıralım. Bu iş elbette Allah'ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti. Allah imanınızı kaybedecek değildir. Hiç şüphesiz Allah, bütün insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir. ( Bekara Suresi – 143. Ayet )

Doğrusu, biz, yüzünün semaya yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranıp durduğunu görüyorduk. Artık seni hoşnud olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Haydi bakalım, yüzünü Mescidi Haram'a doğru çevir. Siz de ey müminler, nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa doğru çevirin! Kendilerine kitap verilmiş olanlar da kesinlikle bilirler ki, Rabblerinden gelen o emir haktır. Ve Allah, onların yaptıklarından ve yapmakta olduklarından gafil değildir. ( Bekara Suresi – 144. Ayet )

Zodyakın vernal ekinoks noktasını simgeleyerek, 143. ayette  'orta millet' teriminin, olumlu bir değişim için çalışanların, insanlığa karşı tanık olarak hareket ettiklerini, çünkü yeni bir döngüden sorumlu olduklarını belirtir. Koç aynı zamanda savaşın bir göstergesidir ve bu nedenle bu bölümde kutsal savaşı (Cihad) savaşma emirlerini buluruz. 

Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez. ( Bekara Suresi – 190. Ayet )

Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescidi Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir. ( Bekara Suresi – 191. Ayet )

Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.  ( Bekara Suresi – 216. Ayet )

O halde Allah yolunda çarpışın ve bilin ki Allah, her şeyi işitir ve bilir. ( Bekara Suresi – 244. Ayet )

Bir silahlı çatışma - kavga etmenin gerekçeleri, sadece kendini savunma ve misilleme için olması gereken bölümde daha da açıklanmaktadır.

Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır.(Bekara Suresi – 178. Ayet )

Ey temiz akıl sahipleri! Kısasta sizin için bir hayat vardır. Ümit edilir ki, korunursunuz. (Bekara Suresi – 179. Ayet )

Aşağıdaki ayetlerde Kur'an, doğru yönergelerin uygulanmasının insanlığın en iyi çıkarları olduğunu açıkça ortaya koymaktadır, çünkü bu tür eylemler İlahi planın yerine getirilmesiyle sonuçlanacaktır. Yine de, insanoğlunun özgür iradeyi kullanma seçenekleri de vardır, ki bu aslında insanların zekalarına değer vermesidir.

Ve Allah yolunda öldürülenleri "ölü" olarak adlandırmayın. Hayır, yaşarlar, sadece siz algılamazsınız. ( Bekara Suresi – 154. Ayet )

Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir. ( Bekara Suresi – 256. Ayet )

Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri de tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar. ( Bekara Suresi – 257. Ayet )

257. ayette , ışığın yönündeki hareketin doğru yön olduğu kabul edilir ve bu doğrultuda yönlenmemenin sonucu olarak da  Koç'a – Ateşe- Cehenneme doğru gidiş ile sonuçlacaktır.

'Lam' harfi (Boğa) : Zengin Boğa

Boğa ,  baharın sabit burcu ve zodyağın  ikinci burcudur. Astrolojik olarak, Boğa maddi zenginlik ve kaynakların bolluğundan kaynaklanan lüksü temsil eder. Boğa zamanında meyveler ağaçlarda olgunlaşmış ve bahar tam çiçeklenmeye başlamıştır.

Kur'an'ın bu bölümü, gıda, zenginlik ve boğa burcu için doğrudan tartışma konularını oluşturan kaynaklarla ilgili konularda kapsamlı bir şekilde açıklar. Hz.Musa'nın  öyküsünün gizemli harfler ile simgelendiği Bekara suresinde ve İsrail çocuklarının altın buzağıya tapınma gibi hikayelerinde anlatılmaktadır. 

Burada bir açıklama yapmak istiyorum. Boğa burcu ve Bekara Suresi bağlantısı detayları ile yönlendireceğim sayfada ( Ayhan Özcimbit / İslami Astroloji ) bulabilirsiniz. Merak edenler tıklasınlar.

Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin, eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız . ( Bekara Suresi – 172. Ayet )

O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti, bir de Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar. Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. ( Bekara Suresi – 173. Ayet )

172. ayette , insanlar iyi şeyleri almaya teşvik edilirken, 173. ayette haram yiyeceklerin isimlerini ve niteliklerini göstermektedir. Aynı zamanda, bu yasaları insanoğlunun en büyük yararları için gerçekleştirmek için aşırı ihtiyaçlar söz konusu olduğunda esnekliğe izin verilir.

Ey Muhammed! Sana nereye infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayır olarak verdiğiniz nafaka, ana baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak daha ne yaparsanız herhalde Allah onu bilir. ( Bekara Suresi – 215. Ayet )

215. ayetlerde , servet harcamaları yöntemi, ihtiyaç sahiplerini,  ihtiyaç duyan insanları destekleyerek, standartların sosyal gelişmesine ve iyiliğine vurgu yapılır. 

Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler.  (Bekara Suresi – 156. Ayet )

156. ayet , insanlara lüksün tehlikelerine karşı ihtiyatlı olmalarını söyler; çünkü maddi zenginlike olan toplam bağımlılığın aşırı derecede yaşam tarzı, kıtlık dönemlerinde ciddi davalara yol açabilir. 

Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. (Bekara Suresi – 183. Ayet )

Aşağıdaki ayetlerde Kuran, insanların servetlerini ve mülklerini yakın akrabalarına bırakması gerektiğini öne sürmektedir.

Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabası için meşru bir surette vasiyet etmek, Allah'tan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vacib bir hak olarak size farz kılındı. (Bekara Suresi – 180. Ayet )

Kur'an, bir sonraki ayetlerde tefecilik uygulamasını kınayarak bir toplumdaki iş tarzını yönlendirir.

Allah faizi mahveder, oysa sadakaları bereketlendirir. Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez. (Bekara Suresi – 276. Ayet )

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz. (Bekara Suresi – 276. Ayet )

Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız. (Bekara Suresi – 279. Ayet )

Eğer borçlu darlık içindeyse, ona ödeme kolaylığına kadar bir süre tanıyın. Ve bu gibi borçlulara alacağınızı bağışlayıp sadaka etmeniz eğer bilirseniz sizin için, daha hayırlıdır. (Bekara Suresi – 280. Ayet )

Kur'an aynı zamanda, insan toplumunun genel iyiliği için harcayarak, oradaki nezaketi içermeyen, hayırseverlik için zenginliği teşvik eder.

Sadakaları açıkça verirseniz o, ne iyi olur; yok eğer onları gizler de fakirlere öyle verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızın birçoğunun bağışlanmasına sebep olur. Bilin ki, Allah, her ne yaparsanız hepsinden haberdardır. (Bekara Suresi – 271. Ayet )

Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak Allah dilediğini yola getirir. Yaptığınız her iyilik sırf kendiniz içindir. Siz yalnızca Allah rızasını gözetmenin dışında infak etmezsiniz. İyilik cinsinden ne infak ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz. (Bekara Suresi – 272. Ayet )

Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış olan fakirlere veriniz. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmaya güç yetiremezler. Utangaç olduklarından dolayı, bilmeyenler, onları zengin sanırlar. Oysa sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler. Ne türden bir iyilik yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu bilir. (Bekara Suresi–273. Ayet )

Mallarını gece ve gündüz, gizlice ve açıkça infak edenler yok mu, işte onların Rableri katında ecir ve mükafatları vardır. Ve onlara herhangi bir korku yoktur, onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlar.  (Bekara Suresi – 274. Ayet )

Aşağıdaki ayetlerde Kur'an, servetin doğru şekilde harcanmasının insanlara büyük kişisel, sosyal ve manevi faydalar getireceğini ileri sürer.

Allah yolunda mal harcayın da kendinizi ellerinizle tehlikeye bırakmayın ve güzel hareket edin. Çünkü Allah güzellik ve iyilik edenleri sever. (Bekara Suresi – 195. Ayet )

Yine insanlardan kimi de vardır ki, Allah'ın rızasına ermek için kendini feda eder. Allah ise kullarına çok merhametlidir. (Bekara Suresi – 207. Ayet )

Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdir. (Bekara Suresi – 254. Ayet )

Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür. (Bekara Suresi – 255. Ayet )

Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah'a inanır, ne ahiret gününe. Artık onun hâli, bir kayanın hâline benzer ki, üzerinde biraz toprak varmış, derken şiddetli bir sağnak inmiş de onu yalçın bir kaya halinde bırakıvermiş. Öyle kimseler, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu doğru yola iletmez. (Bekara Suresi – 264. Ayet )

Allah'ın rızasını aramak, kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda sabit kılmak için mallarını Allah yolunda harcayanların hâli ise, bir tepedeki güzel bir bahçenin hâline benzer ki, ona kuvvetli bir sağnak düşmüş de yemişlerini iki kat vermiştir. Böyle bir bahçeye yağmur düşmese bile mutlaka bir çisenti vardır. Allah, yaptıklarınızı görür. (Bekara Suresi – 265. Ayet )

Hiç biriniz ister mi ki, kendisinin hurmalık ve üzümlüklerden bir bahçesi olsun, altında ırmaklar aksın, içinde her türlü ürünü bulunsun da, kendi üzerine de ihtiyarlık çökmüş ve elleri ermez, güçleri yetmez küçük, zayıf çocukları olsun. Derken ona ateşli bir bora isabet ediversin de o bahçe yanıversin. İşte Allah, âyetlerini size böylece açıklıyor. Umulur ki, düşünürsünüz. (Bekara Suresi – 266. Ayet )

Ey iman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın, gerek sizin için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olamıyacağınız fenasını vermeye yeltenmeyin. Biliniz ki, Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve hamde layık olandır. (Bekara Suresi – 267. Ayet )

Şeytan sizi fakirlikle korkutup çirkin çirkin şeylere teşvik eder. Allah da lütfundan ve bağışlamasından birtakım vaatlerde bulunuyor. Allah'ın lütfu geniştir. O herşeyi bilendir. (Bekara Suresi – 268. Ayet )

'Mim' (İkizler) , Şüpheli Durum

İkizler, iki farklı varlık arasındaki iletişim amaçları için kullanılan sembolleri ve dilleri astrolojik olarak temsil eden zodyakın ilk değişebilir burcudur. Bu burcun simgesi, her fenomenin, her birinde ortak olarak aynı biçime sahip olmasına rağmen, maddi / fiziksel varoluştaki ikiliğini açıklayan 'ikiz' imgelerdir.

İkizler bu nedenle, çoklu evrende içsel evreni, mikrokozmosdaki makro kozmosu, yerdeki cenneti, mekândaki bilinci ve şans içindeki mantığı tanır. İkizler burcu, bilinmeyenleri ve gerçekleri sorgulayarak mümkün olan tartışmayı analiz ederek gizemi mümkün kılan şeydir; ayrıca, histeri ve hakikati saklayarak mümkün olan kibirliği yaratarak söz dinlemeyi mümkün kılar. Diğer her şeyde, insan psikolojisindeki tanımlama kompleksine neden olur; bu da kişinin kişiliğinin imajıyla ilişkilendirilmesini ve geçmiş deneyimler temelinde başkalarını sınıflandırmasını sağlar. Bu nedenle, İkizler arketipi, bir çok açıdan avantajlı olsa da, aynı zamanda, muhalif, çift taraflı davranışlara ve ikiyüzlülüğe neden olur. 

İnsanlar tek bir ümmetti. Ayrılmaları üzerine Allah, rahmetinin müjdecileri ve azabının habercileri olmak üzere peygamberler gönderdi ve beraberlerinde hak ile ilgili kitap indirdi ki, insanların, aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında hakem olsun. Bunda da sırf o kitap verilenler, kendilerine bunca deliller geldikten sonra tuttular, aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah kendi izniyle, iman edenleri, onların hakkında anlaşmazlığa düştükleri hakka, ulaştırdı. Allah, dilediğini doğru yola iletir. (Bekara Suresi – 213. Ayet )

213. ayet  insan topluluklarındaki  çatışmaların, insanların cennetten rehberlik almayı reddettiği zaman ortaya çıkan manevi yolsuzluğa neden olduğunu öne sürmektedir. İnsanların bencillik ve nefretinin, maddi eğilimlerin neden olduğu sıkıntılardan çok daha yüksek olan tüm varlıkların ruhsal birliği gerçeğini kabul etmedeki cehaletine yol açtığını söylüyor. Ayrıca Kur'an, varoluştaki her şeyin aynı İlahi prensip tarafından gerçekleştirildiğini ima eden tektanrıcılık kavramına inanır ve cennetin ilkesi ile her zaman yüce olmak zorundadır. 

Hani bir zamanlar sizden mîsak (sağlam bir söz) almıştık, Tur'u üstünüze kaldırıp demiştik ki; size verdiğimiz kitaba kuvvetle tutunun ve içindekilerden gafil olmayın, gerek ki, korunursunuz. (Bekara Suresi – 63. Ayet )

63. ayet , cennetin bir metaforudur. Bu, Güneş'in, yükseliş noktasından yukarı doğru giderken, ayar yerindeki inişine kadar olan yolu ile aydınlatılır. Bu yol zodyakın ekliptiğini kaplar ve böylece dünyevi varoluşta yaşam için ivme kazandıran zodyak burçlarını oluşturur. Şimdi hayat çatışma ve yolsuzluklarla dolu olabilir ya da İlahi plana göre düzenli ve yapıcı olabilir. Fakat anlamlı bir varoluşa sahip olmak için, insanların kendi kendini yıkıcı hayvan davranışlarının üzerine çıkmaları ve daha yüksek bir bilince sahip olma tutumunu benimsemeleri gerekecektir. İsrail'in çocukları ile 63. Ayette yapılan antlaşma, insan yaşamının gerçekleşmesi için insan yaşamında somutlaştırılması gereken ilahi bir güvendir. İkiyüzlülüğün ve yolsuzluğun karanlığı, hakikatin ışığını yüceltmek için durmak zorundadır. 

İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler. (Bekara Suresi – 8. Ayet )

Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar. (Bekara Suresi – 9. Ayet )

Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azab vardır. (Bekara Suresi – 10. Ayet )

Hem onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz." derler. (Bekara Suresi – 11. Ayet )

İyi bilin ki, onlar ortalığı bozanların ta kendileridir, fakat anlamazlar. (Bekara Suresi – 12. Ayet )

Onlara: "İnsanların (müslümanların) inandığı gibi inanın." denilince, "Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?" derler. İyi bilin ki, asıl beyinsiz kendileridir fakat bilmezler. ( Bekara Suresi – 13. Ayet )

Onlar iman edenlere rastladıkları zaman: "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyle yalnız kaldıkları zaman: "Biz, sizinle beraberiz, biz sadece (onlarla) alay ediyoruz." derler. ( Bekara Suresi – 14. Ayet )

(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.  ( Bekara Suresi – 15. Ayet )

Peki bilmezler mi ki, onlar neyi sır olarak saklar ve neyi açıkça söylerlerse Allah hepsini bilir. ( Bekara Suresi – 77. Ayet )

İkizler'in, iletişim amaçları için kullanılan sembollerle uğraştığından beri, Kur'an kutsal yazıların ve yasaların kutsallığının gerçekleşmesi üzerinde durur. İnsanlara göksel yönetmeliklere boyun eğmiyorlarsa, İlahi adaletle yüzleşeceklerini söyler.

Bunların bir de ümmî (okuma yazması olmayan) kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar. ( Bekara Suresi – 78. Ayet )

Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için "Bu Allah katındandır." derler. Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!.. ( Bekara Suresi – 79. Ayet )

İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitab (Tevrat)ı okuyorsunuz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız? ( Bekara Suresi – 44. Ayet )

Üstelik Allah tarafından onlara, yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber gelince, daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, Allah'ın kitabını sırtlarından geriye attılar, sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi yaptılar. ( Bekara Suresi – 101. Ayet )

Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler. Halbuki Süleyman inkâr edip kâfir olmadı, lakin o şeytanlar kâfirlik ettiler; insanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil'de Harut ve Marut'a, bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Halbuki o ikisi "biz ancak ve ancak sizi denemek için gönderildik, sakın sihir yapıp da kâfir olmayın!" demeden kimseye birşey öğretmezlerdi. İşte bunlardan karı ile kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Fakat Allah'ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar verebilecek değillerdi. Kendi kendilerine zarar verecek ve bir fayda sağlamayacak bir şey öğreniyorlardı. Yemin olsun ki, onu her kim satın alırsa, onu alanın ahirette bir nasibi olmayacağını da çok iyi biliyorlardı. Hakkiyle bilselerdi, uğruna canlarını sattıkları şey ne çirkin bir şeydi. ( Bekara Suresi – 102. Ayet )

102. ayet , İkizler bağlamında kullanılan mecazi sembolizm açısından çok önemlidir. Bu İkizler'le ilgilidir çünkü ayet (101), insanların kutsal metinlere veya mesajlara ilişkin iki taraflı davranışından bahseder ve ayrıca bu insanların Babil, Harut ve Marut'un iki melezini takip ettiklerini belirtir. Şimdi Babil, metaforik olarak zodyaktan bahseden göksel kentin sembolik bir alegorisidir ve Harut / Marut, İkizler'in Castor ve Pollux adı verilen burcundaki iki ikiz zodyaktır. Ayet (102), İkizler ikizlerinin dilleri insanlara öğretmekten sorumlu olduğunu ve dillerin hain ya da sinsi kullanımının, dünyanın (insan ve eş) bölünmesinden ve çatışmasından sorumlu olduğunu ima etmektedir. Bu nedenle, Dilleri yıkıcı amaçlar için kullanan herhangi bir faaliyet, İlahi yasalar tarafından güçlü bir şekilde ele alınacaktır. 

Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz.  ( Bekara Suresi – 23. Ayet )

Bir de: "yahudi veya hıristiyan olunuz ki, hidayet bulasınız." dediler. Sen onlara de ki: "Hayır! Hanif olarak hakka tapan İbrahim'in dinine (uyarız) ki, o hiçbir zaman müşriklerden olmadı.  ( Bekara Suresi – 135. Ayet )

O kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin âlimleri onu o peygamberi oğullarını tanır gibi tanırlar, böyle iken içlerinden bir takımı gerçeği bile bile gizlerler. ( Bekara Suresi – 146. Ayet )

İkizler özellikleri, konuşmada dürüstlük, açıklık ve zeka olduğunda iletişimde en iyi ifade edilir. Mesela, Kuran iletişim tarzına ilişkin aşağıdakileri belirtmektedir.
Ey iman edenler! "râine" demeyin, "unzurna" deyin ve iyi dinleyin, kâfirler için elemli bir azap vardır. (Bekara Suresi – 104. Ayet )

O kâfirlerin hali, sadece bir çağırma veya bağırmadan başkasını işitmeyerek haykıranın haline benzer; onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler. (Bekara Suresi – 171. Ayet )

Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler. (Bekara Suresi – 186. Ayet )

Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar. (Bekara Suresi – 221. Ayet )

221. ayette , ikizler ve putperestler arasındaki fark, İkizler (İkiz) arketipinin zemininde belirtilmiştir. Bu ayette  iletişim sembollerinin gerçek olduğunu düşünecek olanlara ve gerçeği olmanın kibirlilerine atıfta bulunur. Bu nedenle, bu türden insanların eylemleri  yapıcı ve verimli koşullar yerine, hayali ya da idealist ilişkilere dayanacaktır. 

Özetleyelim artık ;

Dünya, kalıcı bir ikamet yeri olduğu düşünülen bir yanılsama taşımasına rağmen, insanların ruhsal gelişimine yönelik bir okuldur. Bu büyüme, evrende insan üstünlüğünün İlahi planına aykırı olan ikiyüzlülük, materyalizm ve çatışmaların mevcudiyetinde meydana gelemez ve bu nedenle bu yanılsamalar yok olmak zorundadır. Bu makaleyi, aşağıdaki ayeti Kuran'dan alıntılayarak bitirmeliyim.

Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, ona: "Benim Rabbim odur ki, hem diriltir, hem öldürür." dediği zaman: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!" deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı. Öyle ya, Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez. (Bekara Suresi – 258. Ayet )

Şimdilik benden bu kadar 
Takipte kalın

Gülşen Kayıkcı 
İslami Astrolog


Hadi Paylaş

Kimin Kaleminden:

UYARI:Gulsen Kayikci içeriğinin ticari amaçlarla yetkisiz kullanımı veya çoğaltılması kesinlikle yasaktır. İzinsiz paylaşım ve çoğaltım işlemleri telif hakkı ihlali nedeni ile yasal işleme tabi tutulacaktır . Ancak, sosyal medya veya başka paylaşım platformlarında kaynak bağlantısı ile paylaşılabilir.

0 facebook-blogger: